AB ELEKTRİK   PİYASASI  MEVZUATI  İLE

TÜRKİYE ELEKTRİK PİYASASI MEVZUATI’NIN KARŞILAŞTIRILMASI

        ÖZET OLARAK AB ENERJİ POLİTİKASI VE HUKUKİ DAYANAKLARI

            Avrupa Birliği’nin Kurucu Antlaşmalarında enerji ile ilgili ayrı bir bölüm yoktur. Ancak Kurucu Antlaşmalarda yer alan hedefler arasında enerji politikası hedefleri de sayılmıştır.  Ayrıca Kurucu Antlaşma’nın rekabet kuralları gibi (özellikle Roma Antlaşmasında yer alan), bazı hükümleri de diğer ticaret ve sanayi sektörlerini olduğu gibi enerji sektörünü de etkiler türdendir. Buna ilaveten Kurucu Antlaşmalarda malların serbest dolaşımına, şirket kurma hakkı, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımı hakkı, iç hukukların uyumlaştırılması ve devlet yardımlarına  ilişkin olarak yer alan hükümler de enerji sektörüne uygulanmaktadır.

            AB Hukukunda enerji sektörüne ilişkin olarak çok sayıda tüzük, yönerge, tebliğ, karar ve tavsiye gibi ikincil düzenlemeler bulunmaktadır ve yukarıda izah edildiği üzere Kurucu Antlaşmalarda enerji konusunda detaylı düzenlemeler yer almadığı için AB enerji hukuku esas itibariyle bu ikincil düzenlemeler vasıtasıyla şekillenmektedir.

            AB Anayasası’nın İkinci Kısmı “Birlik Temel Haklar Şartı” başlığını taşımaktadır ve bu kısmın “ Enerji” başlıklı 10. Bölümünde, AB Enerji Politikası kavramından söz edilmekte ve bu politikanın unsurları arasında :  “ a) Enerji piyasalarının işlemesinin sağlanması b) Enerji arz güvenliğinin sağlanması c) Enerjinin etkin kullanımının ve tasarrufunun teşvik edilmesi d) Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi”  yer almıştır.    Aynı madde de yukarıda belirtilen enerji politikası hedeflerinin gerçekleştirilebilmesi için  Birlik düzeyinde hukuki düzenlemeler yapılabileceği ve bu düzenlemelerin kural olarak üye ülkelerin enerji kaynakları ve arz güvenliği konularındaki tercihlerini etkilemeyeceği belirtilmiş; hemen ardından ise 130. madde hükmünün istisna olduğu ifade edilmiştir.

                                AB ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE HUKUKİ ÇERÇEVE

            AB’de İç Enerji Pazarının oluşturulması yönünde çalışmalar 1990’ların ortasından itibaren iki çerçeve Yönerge’nin kabul edilmesine yol açmıştır. Bunlar Elektrik ve Doğalgaz Yönergeleridir. Bu yönergelerin temel amacı, gerçek anlamda bütünleşmiş tek bir AB enerji pazarının oluşturulması ve bu sayede hem AB enerji pazarındaki rekabetin hakim kılınması hem de arz güvenliğinin sağlanmasıdır.

            Eski Elektrik Yönergesi : 19 Aralık 1996 tarihinde kabul edilen ve 19 Şubat 1997 tarihinde yürürlüğe giren 96/92 sayılı Elektrik Yönergesi elektrik piyasası faaliyetlerine, piyasaya girişe , ihale usul ve koşullarına, lisanslandırmaya ve sistem işleyişine ilişkin detaylı düzenlemeler öngörmekteydi.

            Bu yönergeye göre üye ülkeler yeni üretim kapasitesi oluştururken ya lisans usulünü ya ihale usulünü ya da ikisinin karışımı bir usulü seçebilmekteydiler. Üye ülkeler tarafından hangi usul seçilirse seçilsin nesnel, şeffaf  ve ayrımcılık yapmayan kıstasların kullanılması gerekmekteydi.

            Bu yönergede iletim ve dağıtım sistem işletmecilerinin görevlerine, uymakla yükümlü oldukları kurallara ve iletim dağıtım sistemine erişime ilişkin bir takım teknik hususlar da düzenlenmişti.

            İletim ve dağıtım şebekelerine erişim metodu konusunda üye ülkelere seçim hakkı tanınmıştı.Buna göre üye ülkeler  “üçüncü kişi erişimi” veya “tek alıcı” yöntemlerinden birini seçebilmekteydiler.  Üçüncü kişi erişimi yöntemi :  Bu yöntem iki şekilde olabilmekteydi a) Pazarlığa tabi üçüncü kişi erişimi : Bu yöntemde elektrik üreticisi ve tüketici doğrudan birbirleriyle sözleşme yapabilmektedirler. Ancak iletim ve dağıtım şebekelerine erişim için iletim ve dağıtım sistem işletmecileri ile pazarlık yapmak sureti ile ayrı bir sözleşme yapmaları gerekmektedir.  b) Düzenlemeye tabi üçüncü kişi erişimi : Bu yöntemde yine üreticiler ve serbest tüketiciler serbestçe elektrik anlaşması imzalarlar Ancak iletim ve dağıtım sistemlerini kullanım ücreti pazarlığa tabi değildir. Bu ücretleri önceden ilan edilmiş tarifelere göre belirlenir.  Tek Alıcı Yöntemi : Yönergeye göre iletim sisteminin tek elden idaresinden ve/veya merkezi elektrik alımı ve satımı işlerinden sorumlu olan tüzel kişi tek alıcıdır. Dolayısıyla tek alıcı genellikle aynı zamanda iletim sistem işletmecisidir.  Tek alıcı sisteminin, tek alıcı için elektrik satın alma yükümlüğü getirilmeden de uygulanması mümkündür. Bu durumda, serbest tüketicinin şebekeye erişim için pazarlığa veya düzenlemeye tabi üçüncü kişi erişimi sistemlerinden birisi uygulanır.

            Yine bu yönerge üç aşamalı bir piyasa serbestleşme süreci öngörmekteydi.

            Yürürlükteki Elektrik Yönergesi ve Türkiye Elektrik Piyasası ile Karşılaştırma :  Avrupa Parlamentosu  26 Haziran 2003 tarihinde 2003 / 54 sayılı Elektrik Yönergesi’ni kabul etmiş ve 96/92 sayılı Elektrik Yönergesi ilga edilmiştir.

            Bu yönergenin amacı elektriğin üretimini, naklini, dağıtımını ve temin edilmesini belirleyen ortak kuralları tesis etmektir. Bu amaçla elektrik sektörünü örgütlenmesi ve çalışması, pazara erişim, teklif verme çağrılarına ve ruhsatlandırmaya uygulanabilir kriterler ve yöntemler ve sistemlerin işletimine ilişkin kuralları belirlemektir.  Ayrıca Yönergenin 3. maddesi uyarınca, üye devletler rekabetçi, güvenilir ve çevresel olarak sürdürülebilir bir elektrik pazarının yaratılması ile haklar ve yükümlülükler yönünden kuruluşlar arasında ayrımcılık yapılmamasını temin edeceklerdir. Yine üye devletler genel ekonomik yararlar doğrultusunda, elektrik sektöründe çalışmakta olan kuruluşlar üzerinde, enerji etkinliği ve iklimsel koruma da dahil olmak üzere arz, düzenlilik, kalite ve fiyat garantisi ve çevre korunmasına ilişkin hususları kapsayan güvencelere ilişkin olabilecek kamu hizmeti yükümlülükleri tesis edebilirler. Ayrıca üye devletler 4. madde uyarınca arz güvenliğini sağlanıp sağlanmadığını takip etmekle yükümlüdürler bu izleme görevi düzenleyici kurumlara verilebilir. ( Türkiye’de Elektrik Piyasası 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile düzenlemeye tabi tutulmuştur. AB’nin 2003 / 54 sayılı Elektrik Yönergesinin amacına  paralel olarak Türkiye’de 4628 sayılı yasanın amacı 1 inci maddesinde  “Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır.  Bu Kanun; elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan satışı, perakende satışı, perakende satış hizmeti, ithalat ve ihracatı ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun kurulması ile çalışma usul ve esaslarını ve elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının özelleştirilmesinde izlenecek usulü kapsar.”  hükmü ile  belirlenmiştir.  Bu anlamda 2003 / 54 sayılı Yönergenin ve 4628 sayılı yasanın amacı birbirine çok benzemektedir. 

            Yönerge düzenleyici kuruldan bahsetmektedir. Benzer bir düzenleme ile 4628 sayılı yasada arz güvenliğinin sağlanmasının takibi vs. görevler ülkemizde EPDK’ya verilmiştir.

            Yürürlükteki Elektrik Yönergesi yeni üretim kapasitesinin inşa edilebilmesi için üye devletlerin objektif, saydam ve ayrımcı olmayan kıstaslara göre işleyecek bir lisanslandırma yöntemini kabul edeceklerini düzenlemektedir. Ancak bazı istisnai hallerde ihale yöntemin de uygulanabileceği kabul edilmektedir. İhale yöntemi sadece lisanslandırma yönteminin arz güvenliğini sağlamaya yetmediği durumlarda kullanılabilecektir. ( Benzer şekilde 4628 sayılı yasada da lisanslandırma yöntemi kabul edilmiş ve piyasada faaliyette bulunacakların EPDK’dan lisans almaları zorunlu hale getirilmiştir. )

            Yürürlükteki Elektrik Yönergesi uyarınca üye devletler bir veya birden çok sayıda iletim sistemi işletmecisini görevlendirecek veya görevlendirilmenin sağlanmasını iletim sistemlerine sahip kuruluştan talep edeceklerdir. ( Türkiye’de ise 4628 sayılı yasa gereğince iletim sistemi işletmecisi tek bir kuruluş olup, TEİAŞ’tır. TEİAŞ tekel konumunda ve kamu kuruluşu  olup ikinci bir iletim sistemi işletmecisi oluşturulması kanun gereğince mümkün değildir.  )

            Yönergenin “ İletim Sistem İşletmecilerinin Bağımsızlaştırılması” başlıklı 10. maddesi uyarınca iletim sistem işletmecileri, dikey olarak entegre bir kuruluşun bir bölümü olduğunda, en azından hukuki yapısı, örgütlenmesi ve karar alma anlamında iletime ilişkin olmayan diğer etkinliklerden bağımsız olmalıdır. ( Türkiye’de ise 4628 sayılı yasanın 2 nci maddesinde TEİAŞ’ın görev ve sorumlulukları belirtilmiş olup, TEİAŞ Enerji Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu durumundadır. Teşkilatlanması KİT niteliğinde olup, tam anlamıyla her ne kadar yönetim kurulu aracılığı ile kararlarını alsa da tam anlamıyla bağımsız değildir. )

            Yürürlükteki Elektrik Yönergesi uyarınca üye devletler bir veya birden çok sayıda dağıtım sistem işletmecisini görevlendirecek veya görevlendirilmenin sağlanmasını dağıtım sistemlerine sahip olan kuruluştan talep edeceklerdir. ( Türkiye’de Elektrik dağıtımı TEDAŞ tarafından ifa edilirken TEDAŞ; 21 adet dağıtım şirketine bölünmüş olup, bu şirketlerin tamamının 2009 yılı sonuna kadar özelleştirilmesi planlanmaktadır. 4628 sayılı yasa  dağıtım şirketlerinin birden çok olmasını ve lisanslarında yer alan bölgelerde faaliyet göstermelerini düzenlemiştir.)

            Yürürlükteki Elektrik Yönergesi uyarınca öncelikle iletim sistem işletmecileri ve dağıtım sistem işletmecileri için sırasıyla iletime ve dağıtıma ilişkin olmayan faaliyetleri için yalnızca muhasabe ayrıştırması değil, hukuki ayrıştırmanın da yapılması, yani ayrı şirketlerin kurulması gerektiği belirtilmiştir. ( Türkiye’de 4628 sayılı yasa gereğince iletim sistemi işletmecisi olan TEİAŞ’ın  iletim faaliyeti dışında başka bir faaliyetle uğraşma yasağı vardır. Dağıtım şirketleri açısından ise yalnızca muhasebe ayrıştırması yeterli olup ayrıca bir şirket kurulması zorunluluğu bulunmamaktadır.)

            Yürürlükteki Elektrik Yönergesi uyarınca üye devletler, sistem kullanıcıları arasında ayrımcılıksız ve objektif olarak uygulanan yayınlanmış tarifeler bazında, üçüncü kişilerin iletim ve dağıtım sistemlerine erişebilmeleri için bir sistemin uygulanmasını sağlamak zorundadır. Dolayısıyla Yürürlükteki Elektrik Yönergesi uyarınca, pazarlığa tabi şebeke erişimi sisteminin üye ülkelerde uygulanması mümkün değildir. ( Türkiye’de 4628 sayılı yasa gereğince Elektriğin toptan alım ve satımı TETAŞ tarafından yürütülmektedir. Elektrik Üreticileri olan EÜAŞ portföy şirketleri (termal), Yİ, YİD, İHD kapsamındaki özel üreticiler, Kamuya ait HES’ler  TETAŞ aracılığı ile yada doğrudan iletim şebekesi aracılığı ile dağıtım şirketlerine elektriklerini ulaştırabilmektedir. Otoprodüktörler ve özel üreticilerde TETAŞ veya iletim şebekesi aracılığı ile ürettikleri elektriği satabilecekleri gibi doğrudan iletim ve dağıtım şebekesi aracılığı ile serbest tüketicilere ürettikleri elektriği satabilmektedirler.  Yönergeye benzer şekilde ülkemizde de tarife sistemi uygulanmaktadır. )

            Yürürlükteki Elektrik Yönergesi, elektrik alanındaki düzenleyici makamlara ilişkin olarak da asgari hükümlere yer vermektedir. Buna göre üye devletler düzenleyici makam işlevlerinin yerine getirilmesi için, bir veya birden çok sayıda yetkili kuruluşlu görevlendirmek zorundadırlar. Bu makamlar elektrik piyasasının çıkarlarından tamamen bağımsız olmalıdırlar. Ayrıca bu makamlar, ayrımcılık olmamasını, etkin rekabetin varlığını ve pazarın etkin işlevselliğini sağlamakla yükümlüdürler.  Bu anlamda Topluluk düzeyinde düzenleyici kurum birlikleri olarak Avrupa Enerji Düzenleyicileri Konseyi ve Avrupa Elektrik ve Doğalgaz Düzenleyicileri Grubu da bulunmaktadır. ( Türkiye de 4628 sayılı yasa ile Elektrik Piyasasında düzenleyici kurum olarak EPDK belirtilmiştir. 4628 sayılı yasa EPDK’nın görev ve yetkileri, yapısı hakkında ayrıntılı düzenleme yapmaktadır. Ayrıca elektrik piyasasında düzenleyici kuruluş olarak EPDK ülkemizde tektir. )

            Yürürlükteki Elektrik Yönergesi’nin 21. maddesine göre 1 Temmuz 2007 tarihinden itibaren tüm müşteriler serbest tüketici kabul edilecektir. ( Türkiye’de 4628 sayılı yasaya göre ise müşteriler serbest ve serbest olmayan tüketici olarak ikiye ayrılmaktadır. Serbest tüketici: Kurul tarafından belirlenen elektrik enerjisi miktarından daha fazla tüketimde bulunması veya iletim sistemine doğrudan bağlı olması nedeniyle tedarikçisini seçme serbestisine sahip gerçek veya tüzel kişiyi;  Serbest olmayan tüketici: Elektrik enerjisi ve/veya kapasite alımlarını bölgesinde bulunduğu perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketi veya perakende satış şirketlerinden yapabilen gerçek veya tüzel kişiyi ifade etmektedir.  )

            Yukarıda da görüldüğü üzere AB’nin 2003 / 54 sayılı Elektrik Yönergesi ile ülkemizdeki 4628 sayılı Elektrik Piyasası Yasası temel anlamda birbirine çok benzemektedir. AB üyelik sürecinde olan Türkiye açısından da bu çok doğal bir durumdur.  

                                                           TÜRKİYEDEKİ DURUM

Türkiye elektrik piyasasındaki aktörler :

 Üretim şirketleri: Elektrik anonim şirketi ;özel üretim anonim şirketi ;otoprodüktör grupları ve lisanları;dikey bütünleşme

İletim şirketi: TEİAŞ  iletimin doğal tekel niteliği olması;TEİAŞ’ın eşit davranma yükümlülüğü,dikey ayrıştırma

Dağtım şirketleri: Dağıtımın tekel niteliği,hizmet verme ve eşit davranma zorunluluğu,perakende satış yetkisi,talep tahminlerini hazırlama yetkisi,gerekli yatırımları yapma görevi, dikey bütünleştirme.

Toptan satış şirketleri:TETAŞ ve özel sektör toptan satış şirketleri.

Perakende satış ve lisanslar,perakende ticaretinin rekabet açısından önemi

İthalat ihracat faaliyetleri

Organize sanayi bölgeleri

Tüketiciler:Serbest tüketiciler,serbest olmayan tüketiciler

Tarifeler:tarifelerin ortak esasları vardır,düzenlemeye tabi tarifeler(bağlantı ve sistem kullanım tarifeleri,iletim tarifeleri,TETAŞ toptan satış tarifeleri,dağıtım tarifeleri,perakende satış tarifeleri)vardır.

 Tüketicinin desteklenmesi ve korunması ,fiyat eşitleme mekanizması arifeler ve arz güvenliği.

ELEKTRİK PİYASASININ İŞLEYİŞİ

2001 Tarih ve 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu  ve Gelişmeler

2001 yılı Şubat ayında, 4628 sayılı “Türkiye Elektrik Piyasası Kanunu” kabul edilmiştir. Bu Kanunun temel amacı, Kanunun 1. maddesinde belirtildiği gibi finansal olarak uygulanabilir, istikrarlı ve rekabetçi bir elektrik piyasası yaratmaktır. Bu kanun çerçevesinde elektrik piyasasına yönelik olarak lisans, tarifeler, ithalat ve ihracat, serbest tüketici, dağıtım, şebeke, müşteri hizmetleri ve serbest tüketici yönetmelikleri ile ilgili tebliğler yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İkincil mevzuat çalışmaları devam etmektedir. Elektrik Piyasası Kanunu ile öngörülen piyasa yapısına ulaşılması için gerekli reform uygulamaları 17.03.2004 tarih ve 2004/3 YPK Kararı eki “Enerji Sektörü Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi” kapsamında ana başlıklar halinde belirlenmiş ve bir takvime bağlanmıştır. Bu belgeye göre;

a)         Elektrik dağıtım sisteminin 21 bölge olarak yeniden yapılandırılması,

b)       Kamu elektrik üretim varlıklarının portföy üretim şirketleri olarak yeniden

yapılandırılması,

c)         Maliyet bazlı tarife uygulamasına geçilmesi,

d)         Dağıtım bölgelerinin özelleştirme işlemlerinin 2006 yılına kadar tamamlanması,

e)         Üretim varlıklarının özelleştirilmesi işlemine piyasa yönetim sisteminin işler hale

geleceği Temmuz 2006 tarihi itibarıyla başlatılması gereği ele alınmıştır.

Elektrik enerjisi sektöründe, 2011 yılında tam liberalleşmenin sağlanması amaçlanırken, TEDAŞ’ın da 2006 yılına kadar özelleştirmesinin tamamlanması beklenmektedir. 4628 Sayılı Kanunda “Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi” ile tamamlanan ikili anlaşmalar piyasası öngörülmektedir. Piyasada faaliyet gösterilmesi için seçilen yöntem lisanslandırmadır. Sisteme erişim düzenlemeye tabidir. Piyasa modelinin ana unsurlarından biri olan ikili anlaşmalar, tüm koşulları ve süresi taraflar arasında serbest olarak belirlenen özel hukuk hükümlerine tabi anlaşmalardır. Bu kanunla birlikte elektrik enerjisi piyasasında yeni kavramlar ve piyasalar ortaya çıkmıştır. Bunlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

Üretim, İletim ve Dağıtım Kademelerinin Ayrıştırılması: Bu kanun ile TEAŞ, üretim, dağıtım ve ticaret şirketlerine bölünmüş, iletim kamuda kalırken, üretim ve ticaretin özelleşmesinin yolu açılmıştır Üretim Şirketi, EÜAŞ, iletim şirketi Türkiye Elektrik Anonim Şirketi (TEAŞ) ve merkezi kamu toptan satış şirketi Türkiye Elektrik Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketidir (TETAŞ).

Lisans Modelinin Oluşturulması: Piyasada faaliyet göstermek isteyen bütün tüzel kişilerin Kuruldan her bir faaliyet için lisans almaları zorunludur. Lisans, bir tüzel kişinin piyasada faaliyet gösterebilmek için Kuruldan almak zorunda olduğu bir yetki belgesidir. Lisans, fiyatların nasıl oluşacağını, süresinin ne kadar olacağını, şartlarını, lisansın iptal nedenlerini, düzenleyiciler tarafından sorunların çözülmesini, lisansın yükümlülüklerini ve haklarının geçersizlik nedenlerini detaylarıyla belirlemek zorundadır.

Bağımsız Bir Düzenleyici Otoritenin Oluşturulması: 2001 tarihli ve 4628 Sayılı Kanunla elektrik enerjisi piyasasında şeffaf ve bağımsız düzenlemeleri garanti etmek için ETKB’ya bağlı Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) oluşturulmuştur. Elektrik enerjisi sektöründe EPDK, sektördeki düzenlemeleri yapmakla görevlendirilen, bunun için de bakanlığın düzenleme yetkilerinin büyük kısmını üzerine alan, kamu tüzel kişiliğine sahip bakanlıkla ilişkili “düzenleyici bir üst kurul” olarak kurulmuştur Bu kanunla, rekabetçi bölüm olan, elektriğin üretimi ve ticaretinde devletin rolü, EPDK tarafından üstlenilmiştir. Bunun yanı sıra devlet, özel sektör yatırımlarının yetersiz olması durumunda elektrik enerjisi yatırımlarını gerçekleştirecektir. Bu, gerekli elektrik yatırımları için özel sektöre büyük ölçüde güvenildiğini göstermektedir EPDK’nın kurulmasıyla birlikte, bakanlığın rolü, genel enerji politikalarını güçlendirmek ve oluşturmak, özelleştirme tekliflerini belirlemek, ithalat ve ihracat politikalarını belirlemek, teşvikler ve sübvansiyonlarla arz güvenliğini sağlamaktır EPDK’nın temel yetki ve görevleri arasında, yasanın uygulanmasını sağlamak, yasal düzenleme gereksinimi doğduğunda gerekli hazırlığı yaparak bakanlığa iletmek, sektöre ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmak, lisansları vermek ve iletmek, sektöre ilişkin düzenlemeleri yapmak, lisansları vermek ve gerektiğinde iptal etmek, fiyatlandırma esaslarını belirlemek sözleşmelerle ilgili anlaşmazlıkların giderilmesi için tahkim mekanizması öncesinde arabuluculuk yapmak gibi başlıklar sayılmıştır. Türkiye’nin elektrik sektörünün yeniden yapılanmasını sağlayan kuralları tanımlayan 4628 Sayılı Kanun, yeni yapının kurallarının işlemesinin belirlenmesini EPDK’nın otoritesine vermiştir. EPDK’nın gelirleri, lisans başvuruları, yenileme, değiştirme, lisans kopyaları ve yıllık lisans ücretleri, yayım gelirleri, hibeler, iletim ve Kurul tarafından yüklenilen yönetim ücretleridir. EPDK’nın yıllık gelir fazlası genel bütçeye transfer edilir. EPDK’nin fonksiyonu için gerekli finansal kaynaklar faaliyetlerini sürdürecek düzeyde gelire sahip oluncaya kadar genel bütçeden sağlanır. EPDK, Başbakanlık ve Sayıştay tarafından denetlenir. Bütün herkes, Kurulun aldığı kararlara itiraz getirebilir. Kurulun aldığı kararlara karşı itiraz Danıştay’a getirilir.

Serbest Tüketicinin Tanımlanması: Kanunda kendi tedarikçisini seçme hakkına sahip olan tüketicilere serbest tüketici denilmektedir. Kanunda serbest tüketici olabilmek için tüketicinin ya iletim hattına doğrudan bağlanmış olması ya da Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yirmi dört ay sonra geçerli olmak üzere, bir önceki yıla ait toplam elektrik enerjisi tüketiminin 9 milyon KWh olması gerekmektedir. 9 milyon KWh AB üye ülkelerinde serbest tüketici için Şubat 2003’ten itibaren geçerli olacak alt sınırdır. Dolayısıyla AB serbest tüketicisi ile uyumlaştırma planlanmıştır. Piyasa faaliyetlerinden iletim ve dağıtım faaliyetleri ile serbest olmayan tüketicilere yapılacak satışlar düzenlemeye tabidir. Bunun yanı sıra piyasadaki hakim gücünü koruduğu sürece TETAŞ’ın faaliyetleri de düzenlemeye tabi olacaktır.

Toptan Satış Şirketleri: Toptan satış elektriğin tekrar satışı için satışı olarak tanımlanmaktadır. Toptan satış şirketleri ise ya toptan satış ya da serbest tüketicilere satış yapabilmektedir. Piyasada Ticaret A.Ş. ve özel toptan satış şirketleri faaliyet gösterecektir.

Perakende Satış Şirketleri: Perakende satış, elektriğin tüketicilere satışı olarak tanımlanmaktadır. Perakende satış şirketleri, herhangi bir bölge kısıtı olmadan tüm dağıtım bölgelerinde faaliyet gösterebilmektedirler.

Elektrik Enerji Fonunun Kurulması: Fonun başlıca görevleri fiyat istikrarını sağlamak, mücbir nedenle doğacak maliyetleri karşılamak, Ar-Ge giderlerini karşılamak ve şirketlere kredi vermektir. Kanunla, İHD devir bedellerinin fon yoluyla yine şirketlerin kullanımına sunulması öngörülmüştür. Fon, özelleştirme süreci tamamlanmaya çalışılan sektörde şirketlerin riskini azaltmayı amaçlayan önemli işlevler üstlenecektir.

Özelleştirme: 2001 tarihli kanuna göre, ETKB, TEDAŞ, EÜAŞ, bunların müessese, bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarının özelleştirilmesine yönelik öneri ve görüşlerini Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bildirir. Özelleştirme işlemleri, 4046 sayılı Özelleştirme Kanununa göre gerçekleştirilir. Doğrudan özelleştirme modelinin uygulanması üretim ve dağıtım sektörü için gerçekleştirilecektir.

Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezinin Oluşturulması: Bu merkez, TEİAŞ tarafından hazırlanan ve Kurulca onaylanan dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği hükümleri doğrultusunda, gerçekleşen alım-satımlar ile sözleşmeye bağlanmış miktarlar arasındaki farkları esas alarak, piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilerin borçlu ya da alacaklı oldukları tutarları hesaplamak suretiyle, mali uzlaştırma sistemini çalıştırmak üzere kurulmuştur.

Üretim ve Toptan Satışta Rekabet

2001 tarihli Kanunla, TEAŞ’ın üretim birimleri EÜAŞ’a, iletim birimleri TEİAŞ’a, ticaret (toptan satış) birimleri de TETAŞ’a bırakılmıştır. Otoprodüktör ve otoprodüktör grupları tarafından gerçekleştirilen üretim faaliyeti dışındaki elektrik enerjisi üretimi, EÜAŞ ve özel sektör üretim şirketleri tarafından gerçekleştirilir. EÜAŞ ve özel sektör üretim şirketleri, lisansları uyarınca gerçek ve tüzel kişilere elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı yapabilirler. TETAŞ yoluyla devlet, YİH, İHD ve Yİ’yi kapsayan özel şirketlerin ürettikleri elektrik enerjisinin tümünü satın almak zorundadır. Bu modeller hazine garantisi altındadır. 2001 tarihli Kanundan önce 3996 ve 4283 sayılı Kanunlar çerçevesinde Hazine garantisi verilen 29 YİD projesi dışındaki projelerin tümü iptal edilmiştir. EÜAŞ, Kurul tarafından belirlenen sürede kamu tarafından üretilen elektriğin tümünü TETAŞ’a satacaktır. Bu süre 5 yıl olarak belirlenmiştir. Daha sonra, TETAŞ yüksek maliyetlerle üreten özel üreticiden ve düşük maliyetlerle üreten EÜAŞ’tan satın aldığı elektriğin, elektrik piyasasında toptan satışını gerçekleştirecektir. Ayrıca kanunda yer alan, “özel sektör üretim şirketlerinin piyasada sahip olacağı toplam pay, bir önceki yıla ait yayınlanmış Türkiye toplam elektrik enerjisi kurulu gücünün %20’sini geçemez” hükmü tekelleşmenin önüne geçmek için alınmış bir önlem olarak düşünülmektedir.

Yeni kanun ile birlikte toptan satış şirketleri adı altında sektörde daha önce pek bilinmeyen yeni bir şirket yapısı ortaya çıkmaktadır. Bunlar, üretim şirketlerinden yıllık, aylık, mevsimlik bağlantılar yaparak toptan elektrik alarak bunu serbest tüketicilere toptan satan kuruluşlardır. Bu kuruluşlar enerji iletimini TEİAŞ’ın sistemi ile yapacak ve iletilen elektrik üzerinden belli bir hizmet bedeli ödeyeceklerdir.

Toptan satış faaliyetlerinin ya TETAŞ ya da özel toptan satış şirketleri tarafından yürütülecek olması nedeniyle iletim ve toptan satış piyasaları birbirinden ayrıştırılmıştır. Üretim ve dağıtımda mülkiyet ayrıştırılmasına gidilmesine rağmen üretim şirketlerinin kontrol oluşturmayacak şekilde dağıtım şirketlerinden pay sahibi olmalarına izin verilmiştir. Söz konusu ayrıştırmalar sektörde ayrımcılık ve çapraz sübvansiyon yapılmasına olanak tanımadan rekabetin sağlanması ve regülasyon etkinliğinin arttırılması bakımından önem arz etmektedir. 

Elektrik enerjisi sektörünün, bazı bölümleri doğal monopol (iletim ve dağıtım), bazı bölümleri de potansiyel rekabetçi(üretim ve perakende satış) olarak kabul edilmektedir. Bu faaliyetler arasındaki mülkiyet bağlantısı, potansiyel rekabetçi faaliyetlerde rekabeti engelleyebilir. TETAŞ’ın bir başka oluşturulma nedeni batık maliyetlerin düzeltilmesidir. TETAŞ, var olan YİD, İHD ve Yİ sözleşmelerini üstlenmiştir. Ayrıca, 4628 sayılı kanun ile, batık maliyetleri karşılamak için, DSİ’ye ait hidro elektrik santraller EÜAŞ’ye devredilecektir.

İletim ve Anlaşma Mekanizması Dengesi

Kanunda iletim varlıklarının mülkiyetine sahip olan TEİAŞ’ın aynı zamanda sistem işletmecisi ve piyasa işletmecisi olarak faaliyet göstereceği belirtilmiştir. Buna göre, TEİAŞ iletim varlıklarını, yeni iletim yatırım planlarını ve yeni iletim araçlarının kurulmasını üstlenmiştir. TEİAŞ, iletim yatırımlarının planlanması ve gerçekleştirilmesinden, sistemdeki herkese eşit iletim hizmeti sunulmasından da sorumlu tutulmuştur. Bu kanunla TEİAŞ elektrik alım-satım işlemini gerçekleştirmemekte yalnızca iletim hizmeti vermektedir.

Dağıtımda Rekabet

TETAŞ, kamu adına toptan elektrik satışı işini yürütecek olan kamu tüzel kişiliğidir. TETAŞ; yeni piyasa modeli öncesi uygulamalardan kaynaklanan ve rekabetçi piyasalara geçişte ek maliyet unsuru olan yükümlenilen maliyetlerin karşılanması hususunda görevlendirilmiş bir kamu şirketidir.

Prensip olarak TETAŞ’ın, YİD ve Yİ santralleri tarafından üretilen elektriği serbest piyasa koşulları içinde pazarlaması öngörülmektedir. Bu kuruluşun zarar edeceği ve bu zararının Hazine’den sübvanse edileceği açıktır. Bu kuruluş YİD santrallerinden yüksek tarife ile alacağı elektriği serbest piyasa şartları altında satmak üzere kurulmuş olan bir şirkettir. Zaman içinde şirketin liberalleşmesi ile bu zararın azaltılması beklenmektedir.

TEDAŞ, İHD projeleriyle işletme haklarının özel sektöre devredilmediği bölgelerde dağıtım faaliyetlerine devam edecektir. Dağıtımda, İHD anlaşmaları çerçevesindeki anti rekabetçi durum, en önemli problem olarak görülmektedir. Alınan bazı önlemlerle anti-rekabetçi durumun değiştirilmesi gereği 2001 tarihli kanunda belirtilmiştir. Dağıtım şirketleri arasında rekabete izin veren 2001 tarihli kanunun bazı kurallarına göre, bu şirketler mevcut anlaşmaları değiştirmezlerse, özel sektör dağıtım şirketleri üretim lisanslarını elde etmek için haklarını kullanamayacaklar ve onların kontrol statülerini değerlendirmeksizin üretim faaliyetlerine bağlı yasal varlıklarla ilgili anlaşmalara giremeyeceklerdir. Buna ek olarak, özel sektör dağıtım şirketlerinin belirli bir bölgedeki dağıtım haklarının her biriyle ilgili olarak mevcut anlaşmaları EPDK tarafından belirlenen bir süre içinde serbest rekabet koşullarını karşılayıncaya kadar değiştirmekle zorunlu tutulacaklardır.

Dağıtım şirketinin de tıpkı TEİAŞ’de olduğu gibi kendisinden hizmet alan tüketiciler arasında hiçbir ayırım gözetmeden hizmet sunması gerekmektedir. Dağıtım şirketi kendisinden hizmet alan tüm tüketicilere eşit davranmak zorundadır. Bu kural, Kurul tarafından verilmiş olan lisansın bir gereğidir. Esasen bu hususlarda denetim yapma, hatta lisansının iptal edilmesi gibi her türlü hukuki ve cezaî işlemlerin uygulama yetkisi de Kurulun elinde olacaktır. TEDAŞ’ın teknik kayıplar, serbest ve faturalandırılmamış elektrik arzı özellikle de şehir ışıkları gibi nedenlerden dolayı finansal olarak zayıf olduğu önemli bir problem olarak görülmektedir.

Fiyatlar ve Tarifeler

Elektrik enerjisi fiyatlarında, batı bölgelerinden doğu bölgelerine ve sanayiden hane halkına doğru çapraz sübvansiyon 2001 tarihli kanunla birlikte yasaklanmıştır. Gerçekte, EPDK, TEDAŞ, Hazine ve ETKB Türkiye’de uygulanan ulusal tarife yapısından bölgesel tarife yapısına doğru bir değişiklik yapılması konusunda aralarında anlaşmaya varmışlardır. Fakat hükümet, doğudaki tüketicilerin politik baskıları yüzünden bu anlaşmayı kabul etmemiştir. Türkiye’de sanayide kullanılan elektrik enerjisi fiyatı hane halklarının kullandığı elektrik enerjisi fiyatının neredeyse iki katı kadardır.

Kısa dönemde, maliyeti dengeleyici çapraz sübvansiyon, yüksek dağıtım kayıpları ve EÜAŞ ve TETAŞ’ın finansal açıkları, elektrik fiyatlarının yükselmesiyle sonuçlanacaktır. Doğu bölgelerinde serbest olmayan sanayi ve hane halkı kullanıcısı önemli fiyat artışlarıyla karşılaşabilir.

Tarifelerin düzenlenmesinde, iletim ve dağıtım doğal monopol olarak kabul edilir ve EPDK tarafından RPI-X düzenlemesine maruz bırakılır. İletim, giydirilmiş gelir düzenlemelerine tabi iken, dağıtımda giydirilmiş gelir düzenlemeleri ve karışık fiyat uygulanacağı kanunda belirtilmiştir. TETAŞ, monopol gücüne sahip olduğu sürece TETAŞ’ın ortalama toptan satış fiyatları maliyet temelli düzenlemeyle regüle edilir.

2001 tarihli kanuna göre, kanunun şartlarıyla uyumlu şirketler ile kurul tarafından lisans verilen şirketler her yılın sonundan önce, uygulayacakları tarifeleri kurul onayına sunacaklardır. Bu şirketler, uygulayacakları tarifeleri basın yoluyla yayınlayacaklardır. Kurulun onayladığı tarifeler bütün gerçek kişiler için bağlayıcıdır. İletim ve dağıtımda tarifeler belirlenirken, gelir ve gider denkliği esas alınacaktır. Bu denklik ile gelir kalemleri arası çapraz sübvansiyonun engellenmesi ve maliyet tabanlı fiyatlandırmanın sağlanması amaçlanmaktadır.

TETAŞ’ın toptan satış tarifesi maliyet temellidir. 2001 tarihli kanunda TETAŞ’ın toptan satış tarifesi, TETAŞ tarafından satın alınan elektrik enerjisi ve/veya kapasitenin ortalama fiyatının tarifeye yansıtılması suretiyle TETAŞ’ın mali yükümlülüklerinin yerine getirilebilmesi esas alınarak taraflar arasında fark gözetmeksizin uygulanacak şekilde belirleneceği belirtilmiştir.Yine kanunda, perakende satış fiyatının; abone grupları bazında, izin verilen toptan elektrik enerjisi alım fiyatı, ilgili dağıtım bölgesinin hedef kayıp kaçak oranı ve/veya TEİAŞ’ın açıklamış olduğu iletim kayıp oranı ve makul bir brüt kar marjı göz önüne alınarak hesaplanacağı belirtilmektedir…

 

                                                                                             

Av. Süleyman ÖNEL

Hukuk Müşavirliği

suleyman.onel@teias.gov.tr

                                                                                                                                            

Kaynaklar :1- AB Enerji Hukuku    (Av. Çağdaş Evrim ERGÜN)

                   2- Elektrik Piyasalarında Ticari Uygulamalar

                    (Dr.Cengiz GÜNEŞ – Bakatjan SANDALKHAN)