ELEKTRİK KURUMU BÜNYESİNDE ÇALIŞMAK AYRICALIKTIR!..." |
|
-Kendinizi tanıtır mısınız? İlk öğretim tahsilimi Karabük'te tamamladım. 1981 yılında Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden mezun oldum. Kısa bir asistanlık görevinden sonra, özel sektörde bir yıl serbest mühendis olarak çalıştım.1983 yılında TEK İletim Şebekeleri İşletme ve Bakım Dairesi Başkanlığı'nda Mühendis olarak göreve başladım. 2007 yılında TEİAŞ İletim Şebekeleri İşletme ve Bakım Dairesi bünyesinde çalışmakta iken emekli oldum.Evliyim ve bir oğlum var.
-Türkiye Elektrik Kurumu ile tanışmanızı, çalıştığınız birimleri, kısaca çalışma hayatınızın nasıl geçtiğini anlatır mısınız? Kurum ile tanışmam; benim asistanlık görevini yürüttüğüm Gazi Üniversitesi'nde o dönemdeki Kurum Yöneticilerinin de hoca olarak çalışması ve onların daveti üzerine geldim. İşletme ağırlıklı çalıştım.Kuruluşun üç yapılanma geçirmesi nedeni ile farklı gruplarla çalışma imkanlarını yakaladım .Tek kelime ile elektrik gibi geçti, Sektörün hızla büyümeye ihtiyacı olduğu dönemde işe başladım.Her kademedeki personel gece gündüz demeden çalışıyor, hızlı büyüyen elektrik talebine cevap vermeye gayret ediyorlardı. Bizde onlarla birlikte sorumluluk aldık, gösterilen çabanın içinde sektörün duayeni olan kişiliklerle kendimizi yetiştirmenin gayretini göstermeye çalıştık. İşim benim için çoğu zaman ailemin önüne geçiyordu. Bunu babamı kaybettikten sonra fark ettim.Her bayram nöbetimiz olurdu onları ziyaret etmeyi ertelerdik, nöbetim olmadığında ziyaret edecek babam kalmamıştı. Bu sözlerimden pişman olduğumu düşünmeyin, dolu dolu bir çalışma hayatım oldu, ailemden aldığım güzel olguları çalışma hayatımda zenginleştirdim. Mühendis olarak başladığım kurumda her kademede çalıştım. Çalıştığım her kademe de "öğrenmeyi, paylaşmayı, fedakârlığı, sorumluluk bilincini, ekip çalışmasını" ilke edindim.Sorunun değil çözümün bir parçası olmaya, elimden geldiği ve bana fırsat verildiği ölçüde gayret ettim.
-Çalışma hayatınızdaki ideallerinizi, çalışma hayatında karşılaştığınız zorlukları ve güzellikleri yani çalışma hayatı kavramı hakkında neler söyleyebilirsiniz ?
Yukarıda bazı ilkelerimden bahsettim.Ayrıca; yapabildiğimin en iyisini yapmak, eksik olduğum tarafları tamamlamak, öğrenmek, araştırmak, mücadele etmek ve asla vazgeçmemek sadece çalışma hayatımın değil hayatımın idealleri oldu. "Zorluk" kavramına gelince; bu kavram, kişiye, duruma ve amaca göre değişen göreceli bir kavramdır.Benim hayatımda "zorluk" kavramı olmadı. Erkek egemen bir meslekte söz sahibi olmayı hedeflemek hiç de kolay olmamakla birlikte; Mühendis olmanızın ve kadın olmanızın avantajlarını kullanmayı bilirseniz bu zorlukları hissetmezsiniz.Kadın olmanın avantajı derken; burada kadınların sabrını, disiplinini, anne olmaları nedeni ile sezgilerini, sevgilerini işlerine yansıtmalarından bahsediyorum. Kısacası; ben mesleğimde ne kadın olduğum için geri durdum, ne de bir Türk kadınının erkeklere olan saygısını ihmal ettim. Çalışma hayatı'nı "işini ve insanları sevmek ve her aşama da yerini bilmektir" şeklinde özetleyebilirim.
-Elektrik Kurumunda çalışmak size neler kazandırdı?
Benim için ikinci bir üniversite oldu desem abartılı olmaz… diye düşünüyorum. Bugün özel sektörde devlerin arasında başarı ile mesleğimi sürdürüyorsam bunu Kurumuma borçluyum. Tecrübe, ikili ilişkiler, güven, cesaret, mücadele ve her şeyden önemlisi hizmet aşkı ve çevre Kurumumuzun bana kazandırdıklarından bazılarıdır diyebilirim.
"TEİAŞ; ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE OKUL NİTELİĞİNDEDİR!.."
-Kurumumuzda göreve başlayacak Mühendislere neler önerirsiniz?
Kurum kültürünü önemsesinler, kurumlarının bir okul, kendilerinin hayatta bir öğrenci olduklarını hiç unutmasınlar ve hep kendilerine güvensinler, çalışmayı ,saygı ve sevgiyi göz ardı etmesinler, işlerine yüreklerini koysunlar.Bunu hiçbir zaman getirildikleri mevki ve aldıkları maaşla mukayese etmesinler.Yaptıkları her işin ve gösterdikleri her çabanın kendilerini büyüttüğünü, geliştirdiğini göreceklerdir.Ülkemizin eğitimli, bilinçli insanlara her zaman ihtiyacı olduğunu unutmasınlar.
-Gelelim emeklilik günlerinize! Uzun denilebilecek bir çalışma hayatı sonrasında emeklilik nasıl bir duygu? Yoğun çalışma temponuzu özlüyor musunuz?Bize emekliliğinizin nasıl geçtiğini ve özel ilgi alanlarınızı anlatır mısınız?
Emeklilik benim için farklı bir kavram oldu.Ben emekliliğimi; devlet deneyimine ilişkin mastırımı tamamlayıp, edindiğim birikimlere özel sektör deneyimlerini eklemek için noktaladığım bir durum olarak tanımlıyorum.Hatta; Mühendis'lerin emekli olmasının lüks olduğunu, bu ülkeye borçlu olduğumuzu ve bunu sağlığımız elverdiği müddetçe çalışarak, üreterek ödememiz gerektiğini düşünüyorum.
Kurduğum şirket ile şu andaki çalışma hayatıma belki de daha önceki çalışma hayatımdan daha yoğun olarak devam ettiğimi söyleyebilirim. Hafta da iki gün Ankara'da oluyorum.Ayrıca; sosyal olarak, derneklerde ve meslek odaların da faal görevlerim var.Bunları da mümkün olduğu kadar sürdürmeye çalışıyorum.
Çalışma hayatımızda edindiğimiz birikim ve deneyimlerin gençlere aktarılmasını sağlamak gibi bir misyonumuz olduğu düşüncesiyle; "kitap" yazma çalışmalarımın olduğunu da belirtmek isterim.
-Son olarak sizin söylemek istedikleriniz nelerdir?
Bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Bu vesile ile tüm kurum çalışanlarına sevgi ve saygılarımı sunuyorum
* yazar'lık yönünüzü de öğrendikten sonra kitap haberlerinizi de buradan duyurmak bizi memnun edecektir.Bize ayırdığınız zaman için teşekkür ediyor,bundan sonraki hayatınızda başarılar diliyorum.
Serpil TÜRKMEN TEİAŞ 4.İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü serpil.turkmen@teias.gov.tr
|